2020 yılı başlarında uzak diyarlardan gelen haberler "nasıl olsa çok uzak, buralara kadar gelmez" diye düşünürken günlük hayatımızın bir parçası haline geldi.
Dijital dünya ile barışık ve bir o kadar da hızından yararlanan biri olarak evde kalmak ilk etapta çok zor gelmedi. Hele ki evde yaşamayı seven biri olarak bu süreci manevi anlamda çok büyük bir buhran olarak yaşamadım. Ne yazık ki maddi olarak tüm dünyayı etkileyen bu pandemi herkes gibi bizlerin işlerinide etkiledi.
Turizim alanında , özellikle yurt dışı kaynaklı pazarlardan yolcu karşılayan bir firmada çalıştığım için, kapanan ülkelere ilave olarak Türkiye'de kapıları kapatınca işler durdu.
Devlet'imiz Kısa Çalışma Ödeneği ve Ücretsiz İzin Ödeneği desteklerini hemen devreye soktu ve "hiç yoktan iyidir" mantığında haneye giren gelir bir anda %60 düştü. Devlet iş yerleri kiralarını , kredilerini vb giderlerini erteledi, bununla birlikte çalışanın kirası ve ödemeleri ile ilgili bir gelişme olmadı. Gider hanesi aynı gelir hanesi %60 daralan bir aile bütçesini tabi ki yönetmek gerekiyordu ve öyle yaptık. Zamanı yaydık ve yarın daha güzel olacak düşüncesiyle yastığa başımızı koyduk.
Vakalar ve ölümler günden günde artarken umutlarda günden güne azaldı. Tedbirler sıklaştı, kısıtlamalar arttı ve yaz mevsiminin gelmesiyle umutlar bir kez daha yeşerdi ve Haziran ayı ile birlikte "Yeni Normal Hayat"a geçiş yaptık. Turizim de hareketlendi ve diplomatik girişimler sayesinde turistler gelmeye başladı. Trafik yine akmaya, ev hanesine yine gelir gelmeye başladı ve herkes "bu iş bitti" gözüyle bakınca nam-ı diğer Covid19 "ben bitti demeden bitmez" diyerek maske takmasını bilmeyen, el temizliğine dikkat etmeyen ve sosyal mesafeyi aksatan tüm dostlarıyla yine hükmünü sürmeye başladı ve daha ciddi kalabalıklar elde etmeye başladı. Covid19'un değirmenine su taşıyan herkes bunun sorumlusudur.
Ekonominin hayatta kalması için kısmi kısıtlamalar yine getirildi ve umarım aşı ve aşıların bulunması ve bir an önce dağıtılması ile Covid19 bavulunu toplayıp defolup gider.
Hayat eve sığıyor, ama içim içime sığmıyor. Bunun şakası yok. Hepimiz bu bütünün bir parçasıyız ve hepimizin yaptığını bir kişi yıkabiliyor. Evde oturmak ve evden hayatı takip etmek benim geleceğimin bir parçası olabilir, ama sosyal hayat evin dışında ve sosyal bir varlık olan insan tekrar sarılabileceği, dokunabileceği bir hayat istiyorsa önlemini almalı..
Maske-Mesafe-Temizlik
Ünal Büyüksungur
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınızı buraya yazabilirsiniz. Görüşleriniz benim için çok değerli.