Yıllar sonra bu yazıyı okuduğumda bu yıla ait hatıralarımı tekrar gözden geçirmiş olacağım.
2020 yılı 2019 yılındaki tecrübelerine dayanarak çok daha güçlü, çok daha umutlu bir yıl olacağına işaret etmişti. 2019 kapılarını kapatırken Çin'in Wuhan kentinden ilginç videolar sosyal medyaya düşmeye başladı. Tüm Dünya göz ucuyla olayları gözlerken "dünyanın öteki ucu" diye kimse gelecek dalgayı tahmin edemedi. 2020 ilk adımlarını atarken seyahat etmesini öğrenen Corona Avrupa'ya ulaştı ve tüm Dünya Mart ayında Pandemi'ye hiçte hoş gelin diyemedi. Sınırlar, kapılar kapatıldı. Turizm dünyası birden sıfırlandı. 1 hafta içinde tüm yolcular tahliye edildi ve 22 Mart itibarıyla devlet hattına bağlantımız sağlandı ve KÇÖ topluluğuna üye olduk. Maaşını alamadığına üzülecekken hiç olmazsa devlet yarısına yakın olsa da karşılıyor minneti arasında gidip gelirken gelinen noktada KÇÖ Şubat 2021 sonuna kadar uzatıldı. Aynı zamanda fesih yasağı da Mart 2021 ortasına kadar uzatıldı. Ne yardan ne serden misali, şirket atsa atamıyor, satsa satamıyor, çalışan kulağının üstüne yatsa kimse bir şey yapamıyor. Ekonomi kitlendi, ama hayat devam ediyor. Hayatımıza yeni giren unsurlar günlük hayatın parçası olmaya başladığında her yeni şey gibi çok ısınamadık. Maskeyi ilk taktığımda nefes alamıyor gibi olurken şimdi Maske takmadığımda sanki eksik bir kıyafet gibi hissettiriyor. "Yasak" kelimesinin yerini "kısıtlama" aldı ve mecburi çalışanların dışındaki herkes anlamına geliyor. Evde kal, Hayat eve sığar, Maske-Mesafe-Temizlik, Virüs tedbirlerden güçlü değildir, 14 Kural, Karantina, Covid19 PCR Test, Vaka sayısı, hasta sayısı, pnömoni, entübe, filyasyon, HES kodu, eve yemek sipariş gibi nice yeni kelime ve olgular hayatımıza girdi. 20 yaş altı 65 yaş üstü kısıtlamadan en çok etkilenen kesim oldu. Sosyal varlık insan, online sosyalliğe, sanal sosyalliğe mahkum edildi. 65 yaş üstü kesimin en çok ölüm yaşadığı bu Pandemide gençlerin vurdum duymazlığı, bize bir şey olmuyormuş halleri nedeniyle Corona'yı en çok bulaştıran kesim oldu. Taksirli suçlar gibi farkında olmadan sevdiklerine virüs bulaştıran kişiler aile içi bulaşı zirve yaptırdı. Bilinç geliştirmek ölüm olayları yakınlarının başına gelmedikçe çok gelişmedi. Bir kesimin küreselcilerin işi, insanlara çip takacaklar, ekonomik çöküş hazırlıyorlar, büyük sıfırlama, nörolink gibi endişe rüzgarları bir çok yerde yerine ulaştı. Aynı dönemde aşı çalışmaları son hız devam ederken yılın son gününde SINOVAC Çin aşısı ülkemize giriş yaptı. 2 doz ( 28 gün arayla ) yapılacak aşı öncelikli kesime vurulduktan sonra ülke geneline yayılacak. Herkesin umudu yılın ilk döneminde tüm dünyada bu ilettin kontrol altına alınması ve Yeni Normal Hayatımıza dönmek. Bir çok şeyi özledi insanlar. Değişim hele ki mecburi ise insanı temelden etkiliyor, kendi isteği ile değişim isteyen insan daha huzurluyken, mecburi değişimler endişe, kaygı oluşturdu. Geçmişinden kopamayıp yeni döneme alışamayanlar depresyona girdi. 2020 net olarak herkesi ruhsal ve fiziksel olarak hasta etti.
2021 çok önemli ve zor bir görev devralıyor. herkes umudunu 2021 yılına yükledi. 2021'e sorsalar "beni pas geçin, doğrudan 2022'ye girin" der. Hatta 2022 "bana ne, 2021 olarak kısa çöpü sen çektin, sen bütün insanların beklentilerini karşılayacaksın" der. Diğer tarafta boynu bükük bir şekilde, tükenmiş bir 2019 köşede son anlarını yaşarken insanlığa yaşattıkları film şeridi olmuş.
2020'nin son günü bugün. Yarın bugünden farklı olmayacak. İnsan "anlam" yüklediği için önemli bazı anlar. Oysa değişen yıllar ve zaman değil, insanın kendisi oluyor. Herkes dünyayı değiştirmeyi düşünürde kendisini değiştirmeyi düşünmez. Olaylar içten dışa geliştiğinde değişim oluyor. Diğer türlü yıkım oluyor. 2021'e görev yüklemek yerine kendimize görev yükleyip 2021'in işini kolaylaştırmak gerek.
"last but not least". Sağlık çok önemli. 2020'de babam 2 anjiyo ve bir çok rahatsızlık geçirdi. Her defasında Allah'a sığındık ve hayırlısını diledik. Allah anne ve babama, aileme ve tüm sevdiklerime sağlıklı ömür versin. Sağlık olduktan sonra her şey peşi sıra geliyor. İnsan çok şey istiyor, fakat takdirden ötesi olmuyor. Herkes çabasını ve mücadelesini gösterdikten sonra takdir-i ilahi en büyük ödülü veriyor. "Zor diyorsun, zor olacak ki imtihan olsun" diyen Mevlana ile bu yılı kapatıyoruz.. Görüşmek üzere...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınızı buraya yazabilirsiniz. Görüşleriniz benim için çok değerli.